Bu projenin akıbeti ne oldu?

Küresel ısınma, kuraklık ve kıtlık yakın bir gelecekte dünyayı kasıp kavuracak. 

Kavurmaya da başladı. 

Bazı bölgelerimizde başta zeytin, üzüm, incir olmak üzere ürünlerimizin tamamına yakını kuraklık ya da hastalık nedeniyle ciddi anlamda zarar gördü. Zeytin ve zeytinyağı fiyatı üçe, dörde katlandı. 

Daha da vahimi kirlenmemiş akarsu ve bilinçsiz gübre kullanımı nedeniyle zehirlenmemiş toprak kalmadı. Köyler yok olma noktasına geldi, kırsalda yaşam ve üretim adeta durdu! 

Madalyonun bir yüzünde böylesine bir karamsar tablo söz konusu ama öteki yüzünde umut var. 

Yeterince petrolümüz, doğal gazımız ve diğer yeraltı zenginliklerimiz olmasa da aynı anda dört mevsimin yaşandığı mükemmel bir coğrafyaya sahibiz. Bir yanda kuraklık varken öte yanda bol yağış, bir yanda kar varken öte yanda güneş var. 

Böylesi bir avantaja kaç ülke sahip ki ne olur kıymetini bilelim… 

Akıllı tarım 

İşte böylesi bir süreçte Milli Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından bir süre önce çok önemli bir adım atıldı. 

“Köy Yaşam Merkezleri İş Birliği Protokolü” çerçevesinde köyler yeniden yaşam bulacak ve bu olası zor döneme yeterince hazırlıklı girecektik. 

28 Şubat sürecinde kapatılan köy okulları yeniden açılacak, şehirlerde çok zor koşullarda yaşam mücadelesi veren köylülerimiz, köylerine yeniden dönecekti. 

Gelinen son durumu sorgulamadan önce protokolde yer alan önemli satır başlarına bir kez daha göz atalım: 

Köylerdeki yetişkin vatandaşların tarım ve hayvancılıkla ilgili her türlü eğitimi almaları, mevcut eğitimlerin güncellenmesi, aynı zamanda yeniden açılacak okulların çevresinde bulunan alanlarda üretim yapılması sağlanacak ve üretimden elde edilen gelirler özellikle kadınların istihdamına katkı sunacak şekilde düzenlenecek. 

Protokol kapsamında verilecek kursların yanı sıra köy/mahalle okulu uygulama bahçesi ve arazilerinde Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle üretim yapılacak ve bu üretimden elde edilen gelirler yine bu merkezlerin ihtiyaçları için il/ilçe milli eğitim müdürlüklerince kullanılacak. 

Bu merkezler tarafından ortaya konulan başarılı örnekler çevre köy/mahalle ve il/ilçe merkezlerindeki okulların düzenleyeceği gezilerle tanıtılacak, bu konuda da bakanlıkların taşra teşkilatları iş birliği yapacak. 

Köylerdeki kadın kooperatifleri de köy yaşam merkezleriyle entegre edilerek eğitimle iş gücü piyasasını iç içe geçiren bir mekanizma, hayata geçirilmiş olacak. 

Köy yaşam merkezi, ihtiyaçlar doğrultusunda anaokulu, ilkokul, kurs merkezi, kütüphane ve matematik, doğa, bilim ve tasarım alanlarında hizmet veren atölyelerle gençlik kampları gibi eğitsel ve sosyal etkinliklerin yapılacağı alanlara dönüşürken, çocukların ve ebeveynlerin aynı çatı altında eğitim ve üretim süreçlerine katılmalarına olanak sağlıyor. 

Çocukların eğitim alırken deneyimli yetişkinlerle buluştuğu, kültür transferi yapıldığı bir mekân hâline gelen köy yaşam merkezleri, yaşam boyu eğitim anlayışının da en önemli adresleri olma yolunda emin adımlarla ilerleyecek. 

Tarım alanı olan 123 meslek lisesinde, topraksız bir ortamda LED ışıkları altında ürünler yetiştirilerek. 

Okullardaki eğitimle ilgili faaliyetler en üst düzeyde sürdürülerek tarımda hem verimlilik hem de daha fazla ve kaliteli üretim noktasında ciddi bir mesafe kat edilecek. 

Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında “Tarım ve Orman Gençlik Konseyi” isimli bir yapı oluşturacak. 

Protokol çerçevesindeki hedeflere ulaşıldığında tarlada, bağda, bahçe, ahırda, ağılda, kümeste, 55 yaş üzerini değil, 20, 25, 30, 35 yaşlarında gençleri göreceğiz. O gençlerimiz de para kazandıklarının farkına varacaklar. Daha konforlu, tabiatla daha iç içe bir yaşamın olduğunu fark edecekler. 

Protokol çerçevesinde, Tarım ve Orman Bakanlığının belirlediği laboratuvarlar, eğitim merkezleri, araştırma enstitüleri ve üretim alanlarında eğitimler organize edilecek. 

İki bakanlığa ait eğitim merkezlerinin hazırlanacak ortak takvim ve programlar çerçevesinde, çiftçi eğitim faaliyetleri için kullanılması sağlanacak. Mesleki ve teknik eğitime yönelik, ortaklaşa etkinlikler ve farkındalık faaliyetleri yürütülecek. 

Tarım teknolojilerindeki gelişmeler, akıllı tarım, dijital tarım, dikey tarım, topraksız tarım gibi konularda öğretmen ve öğrencilere yönelik ortak eğitim faaliyetleri düzenlenecek. 

Devamı gelmeli 

Dönemin bakanları tarafından tam bir yıl önce imzalanan bu protokol bugün hangi noktada? Hangi adımlar atıldı? Aynı heyecan devam ediyor mu?.. 

Umarız en kısa zamanda çok önemli bir yol katedilir. 

Neden mi? 

Yaşananlara ve gelecek senaryolarına bakıldığında kendi kendine yeten bir ülke olmaktan başka çaremiz yok… 

Köy okullarına öğretmen ataması ya da görevlendirme yapılırken, hayatında hiç köy görmemiş ilk atanan öğretmenler yerine tecrübeli hatta istekli öğretmenler görevlendirildi mi? 

Kaç köy okulu açıldı, kaçında bu projeye yönelik altyapı oluşturuldu?.. 

Özetin özeti: Eğitim beynimizin, ürünler de midemizin olmazsa olmazı. Onlar yoksa gerisi teferruattır. Bu yönde atılan adımların devamı gelmelidir… 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x